Dağınık Zihinler: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Uzm. Psk. Bakiye Nergiz Ovacıklı

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk döneminde ortaya çıkan ve bireyin akademik, sosyal ve duygusal yaşamını etkileyebilen bir nörogelişimsel farklılıktır. DEHB’yi yalnızca belirtiler üzerinden değil, bireyin gelişimsel ihtiyaçları ve çevresel bağlamı içerisinde ele almak; daha sağlıklı bir destek süreci oluşturmanın temelini oluşturur.

Bu yazı, hem bilimsel literatür hem de Dr. Gabor Maté’nin Dağınık Zihinler (Scattered Minds) adlı eserinden beslenen bütüncül bir bakış açısıyla hazırlanmıştır.

DEHB Nedir?

DEHB; dikkat süreçlerinde zorlanma, dürtü kontrolünde güçlük ve artmış hareketlilik ile karakterize edilen bir gelişimsel örüntüdür. Belirtiler bireyden bireye değişmekle birlikte üç temel alanda gözlemlenir:

  • Dikkat süreçlerinde zorlanma: Odaklanmayı sürdürmede güçlük, ayrıntıları kaçırma, görevleri tamamlamakta zorlanma
  • Hareketlilik: Yerinde durmakta zorlanma, sürekli hareket etme ihtiyacı
  • Dürtüsellik: Söz sırasını beklemekte zorlanma, düşünmeden tepki verme, sabırsızlık

Güncel yaklaşımlar, DEHB’nin yalnızca “davranışsal bir problem” değil; beynin dikkat, yürütücü işlevler ve duygu düzenleme sistemleriyle ilişkili bir gelişimsel farklılık olduğunu vurgular.

DEHB’nin Oluşumunda Etkili Faktörler

Bilimsel araştırmalar, DEHB’nin çok boyutlu bir yapı olduğunu göstermektedir. Genetik yatkınlık, nörobiyolojik farklılıklar ve çevresel etmenler birlikte değerlendirilmelidir. Beynin ödül sistemiyle ilişkili dopamin mekanizmalarındaki farklılıklar, dikkat ve motivasyon süreçlerini etkileyebilmektedir.

Dr. Gabor Maté’nin vurguladığı önemli noktalardan biri ise şudur:

  • DEHB yalnızca biyolojik bir yapı değil, aynı zamanda erken ilişkisel deneyimlerden etkilenen bir gelişim örüntüsüdür.

Bu bakış açısı, DEHB’ye yaklaşırken yalnızca çocuğu değil; çocuğun ilişki dünyasını da dikkate almanın önemini ortaya koyar.

Gabor Maté Perspektifiyle DEHB’ye Yaklaşım

1. Bağlanma ve Empatik İlişki
Maté’ye göre çocukların erken dönemde deneyimlediği güvenli bağlanma, dikkat ve duygu düzenleme becerilerinin gelişiminde kritik rol oynar. Yargılayıcı değil, anlayan ve düzenleyici bir ebeveyn tutumu; çocuğun içsel güvenini destekler.

2. Duygusal Düzenleme ve Farkındalık
DEHB olan bireylerde duygusal yoğunluk sık görülür. Nefes çalışmaları, beden farkındalığı ve mindfulness temelli uygulamalar; çocuğun kendi iç süreçlerini tanımasına yardımcı olabilir.

3. Yapılandırılmış Günlük Yaşam
Öngörülebilir rutinler, görsel planlayıcılar ve küçük adımlara bölünmüş görevler; DEHB’li çocukların içsel düzen kurmasına destek olur.

DEHB ile Yaşamı Destekleyen Uygulamalar

DEHB destek süreci bireye özgü yapılandırılmalıdır. Literatürde etkili olduğu gösterilen alanlar şunlardır:

  • Ebeveyn rehberliği ve psiko-eğitim çalışmaları
  • Okul ortamında yapılandırılmış destek
  • Dikkat ve yürütücü işlevleri destekleyen bilişsel çalışmalar
  • Duygusal düzenleme becerilerini güçlendiren oyun temelli yaklaşımlar
  • Travma duyarlı yaklaşımlar (örneğin EMDR temelli çalışmalar)

Amaç, çocuğu “düzeltmek” değil; çocuğun kendi potansiyelini daha sağlıklı bir şekilde kullanabileceği ortamları oluşturmaktır.

Dağınık Değil, Farklı İşleyen Zihinler

DEHB, bireyin tüm yaşamını zorlaştırmak zorunda değildir. Doğru anlaşılmış, etik ve bilim temelli yapılandırılmış bir destekle; çocuklar güçlü yönlerini keşfedebilir, içsel kaynaklarını geliştirebilirler.

Dağınık Zihinler kitabının da altını çizdiği gibi, en güçlü düzenleyici faktör empatiilişki ve güvenli bağdır.

Kaynakça

Maté, G. (1999). Scattered Minds: The Origins and Healing of Attention Deficit Disorder. New York: Ballantine Books.
Amerikan Psikiyatri Birliği. (2013). DSM-5: Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı.
Barkley, R. A. (2015). Attention-Deficit Hyperactivity Disorder: A Handbook for Diagnosis and Treatment. Guilford Press.


Yorumlar

Yorum bırakın